Anne ve Anne Adayları Hoşgeldiniz
NEDEN ÜYE OLMALIYIM?; SİTEDE BULUNAN DİĞER DETAYLARDAN YARARLANMAK, UZMANLARIN GÖRÜŞLERİNİ OKUMAK, FORUM İÇERSİNDEKİ GİZLİ BÖLÜMLERİ GÖREBİLMEK VE DİĞER ANNE ADAYLARIYLA TANIŞMAK İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUNUZ...
Arama
 
 

Sonuç :
 


Rechercher çıkıntı araştırma

Baş Köşe
Destekleyenler

Zirve100 Toplist


TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi

Toplist
Webparki.Net Toplist Site Ekle Hit Al Pagerank3 Link Ekle Link Paylas
Forum Siteleri
Sağlık Bilgileri
Sitenburada.Com | Toplist , Site Ekle , Google Site Kaydet , Hit Kazan


site ekle

Siteni Ekle Hit Kazan
dizin, site ekle, link ekle, toplist, dizin ekle
Toplist
www.toplist.net.in TOPLIST toplist SEKTÖREL TOPLİSTE TOPLİST sektörel firmalar şirketler sanayi ticaret Topliste Toplist Topsites TOPLIST toplist arama motoru firmalar dizini dizin free company links ücretsiz sektörel kobi kobiler rehberi dizinler free di
Kitap
site ekle Oyunlar
Günün Gündemi

beden dili ve ebeveynlik

Aşağa gitmek

beden dili ve ebeveynlik

Mesaj  Sevgi Bir Perş. Kas. 11, 2010 1:24 pm

Ebeveyn olmak, hiç de kolay değildir. Çocuğumuz için hep en iyisini isterken, bazen günlük yaşamın baskı ve düş kırıklıklarını istemeden de olsa ona yansıtırız.

Çocuklar, ruh halimizi ve davranışımızı çok çabuk kavrarlar. Neden? Çünkü öyle olmaları gerekir. Yaşamın ilk birkaç yılında neredeyse bildikleri her şeyi biz öğretiriz. Dolayısıyla, bu şeyleri çok da fazla çaba göstermek zorunda kalmadan kaparlar.

Şanslıysak, bu ilk gelişim yıllarında çocuğumuzla çok fazla vakit geçiririz ve iş modundan ebeveyn moduna hemen geçmede ustalaşmamışsak, nasıl konuştuğumuz, hareket ettiğimiz ve jestlerimiz, duygularımızı eleverir.

Eşiniz, ortağınız ya da bir başka yetişkinle ofiste, fabrikada, mağazada, vb. geçirdiğiniz kötü bir gün hakkında ne kadar sık konuşursunuz? Birdenbire çocuklar ellerinde Barbie bebekleri ya da Action Man'leri ile içeri dalıp az önce neler yaptıklarını hızlı ve anlaşılmaz bir biçimde anlatırlar. Hâlâ iş modunda olan siz parmağınızla olmaz işareti yapıp "Konuşuyorum, görmüyor musun? Sözümü kesme," anlamında birşeyler söylersiniz. Tanıdık geliyor mu?

Elbette geliyor. Sözler bire bir aynı olmayabilir, ama yaşamınızın bir anında çocuğunuza bu şekilde tepki gösterdiğinize bahse girerim. Ona bağırmanız gerekmez; yalnızca beden dilinizle bile şu anda biraz gergin olduğunuzu ya da sizin dikkatinizi çekmek için uygun bir zaman olmadığını ve kendinizi onunla oynamaya hazır hissedinceye kadar ortadan kaybolması gerektiğini anlar.

Neden? Çünkü çocuklar, yansıttığımız bütün sözsüz ipuçlarını kaparlar. Kulağa çok olağan gelir ve öyledir; ama sevdiğimiz bu minik insanlarla etkileşimde bulunurken kaç kez bu tür şeyler yaparız? Çoğu ebeveynin yanıtı, ne yazık ki, olması gerektiğinden fazla şeklindedir; çünkü, bir ruh halinden diğerine çabuk geçememişizdir.

Çocuklar bizi akıl hocası gibi görerek büyürken, sözel dili öğrenmeden önce bilinçaltındaki beden dilini öğrenirler. Onlarla konuşurken sesimizin tonuyla ilettiğimiz duyguları da öğrenirler.

Sinirli bir sesle bebeğe agucuk yapmaya çalıştığınızı düşünün. Ağzınızdan çıkan bu sert ve yüksek sese bebeğin tepkisi sizce ne olur? İşe yaramaz, değil mi?

Çünkü, bir yeni doğan bu dünyaya adım attığı andan itibaren, etkili yetişkinler, özellikle ebeveynler, yumuşak ve kısık sesle tatlı ve sakin hareketlerle konuşurlar. Dolayısıyla çocuk, bu insanların iyi, rahatlatıcı ve zararsız olduklarını hemen öğrenir.

Aslında çocuklar iki korkuyla doğarlar: düşme ve yüksek ses korkusu. Bunun dışındaki her şeyi biz ya da başkaları öğretir. Buna, kendilerini olumlu ve olumsuz olarak nasıl ifade edecekleri dahildir.

Buna inanmıyorsanız, çocuklarınızı izleyin ve çoğu jest, yüz ifadesi ve hareketinizi denemeye bile çalışmadan taklit ettiklerini görün; şaşıracaksınız. Kaç kez "Tıpkı annen/baban gibisin" dediniz?

Öyleyse, çocuklarınızla konuşurken onlara tepeden bakmayın ve parmak sallayarak ya da ellerinizi göğsünüzde kavuşturarak onları hor görmeyin. Bunun yerine, onlarla yan yana oturun, çocuğunuzu kucağınıza alın ya da onun seviyesine inecek şekilde diz çökün.

Mümkünse, daha yumuşak tonlarda, avuç içleriniz yukarı ve dışa bakacak şekilde konuşun. Bu, insanlara karşı dürüst ve açık olduğumuzda kullandığımız, açık, dürüst ve zararsız bir el jestidir. Günlük konuşmada kendinizi ellerinizin üzerine oturmaktan, ellerinizi cebinize ya da koltuk altlarınıza koymaktan alıkoyamazsınız. Bu anlarda bile söz konusu istek bastırılmalıdır.

Televizyona ya da gazeteye değil, gözlerinin içine bakarak, çocuklarınıza yalnızca onlara odaklandığınızı gösterin. Çünkü aynı anda birden fazla iş yapmada becerikli olsanız da çocuğunuz bunu ilgisizlik olarak algılayacaktır ve söylemek istediğinizi en etkili biçimde söylemeniz mümkün olmayacaktır.

Yetişkinler olarak, ebeveynlerimizin, kardeşlerimizin ve yaşamımızdaki diğer önemli insanların olumlu ve olumsuz etkilerini hissederek yaşarız. Dolayısıyla, çocuğunuza elinizden geldiğince çok sayıda olumlu şey aktardığınızdan emin olun ve günlük yaşamda çocuğunuzla etkili iletişim kurmak için bir iki dakikanızı ayırın.

Bu dünyada çocuktan daha kıymetli birşey yoktur. Onlar paha biçilemezdir; her biri eşsizdir ve geleceğimiz onların elindedir.
avatar
Sevgi
Site Editörü & Webmasteri
Site Editörü & Webmasteri

Mesaj Sayısı : 937
Kayıt tarihi : 08/11/10
Yaş : 35
Nerden : Uşak

http://www.bebegimiz.ile.biz

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz